Adana Boşanma Avukatı - Yoksulluk Nafakası

  • Ana Sayfa
  • Adana Boşanma Avukatı - Yoksulluk Nafakası
Adana Boşanma Avukatı - Yoksulluk Nafakası

YOKSULLUK NAFAKASI
Bilindiği üzere 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine eşlerden birisine (eş sıfatı ile) verilecek olan nafakalar tedbir nafakası ve yoksulluk nafakası olarak ayrımlanabilmektedir.

Yoksulluk nafakası boşanmanın (eşlerle ilgili mali sonuçlarından) biridir.

TÜRK MEDENİ KANUNUNA GÖRE EŞE VERİLEBİLECEK OLAN NAFAKALAR
A-Tedbir Nafakası
B-Yoksulluk Nafakası
C-Geçiçi Tedbir Nafakası
D-Bağımsız Tedbir Nafakası
E-Birlikte Yaşam İçin Tedbir Nafakası
F-Ayrı Yaşam İçin Tedbir Nafakası

Yoksulluk nafakasının (felsefesi) şu varsayımlara dayanmaktadır.
-Boşanan eşlerin birbirlerine tam olarak yabancı sayılmayacağı,
-Beklenen çıkarların aniden kaybedilmesi, 
-İddet müddeti,
-Ahlaki yardım gerekleri.

TMK m. 175 f. I hükmüne göre boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf (kusuru daha ağır olmamak koşuluyla) geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında (süresiz olarak) nafaka isteyebilir.

Eşlerin (usulüne uygun olarak dayanamadığım vakalar) hükme esas alınamaz ve taraflara kusur olarak yüklenemez.

''Mahkemece, davacı erkeğin tam kusurlu olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir. Davalı kadın, davaya cevap vermemiş, dolayısıyla herhangi bir vakıaya dayanmamıştır. Davalının usulüne uygun olarak dayanmadığı vakıalar hükme esas alınamaz ve davacıya kusur olarak yüklenemez. (HMK m. 25/1)

Yargıtay yoksulluğun unsurlarını Anayasanın '' herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama, maddi ve manevi varlığını geliştirme hakkına sahiptir'' temel hakkının doğal sonucu olarak görmektedir.

Yoksulluk nafakası verilmesi (maddi koşulların) yanı sıra (biçimsel koşullara) da bağlanmıştır. Yoksulluk nafakasının maddi koşullarını; nafaka isteyen ağır kusurlu olmamalıdır, nafaka isteyen yoksulluğa düşecek olmalıdır ve nedensellik bağı gerçekleşmelidir şeklinde sıralayabiliriz. Öncelikle yoksulluk nafakası verilmesinin (maddi koşullarını) inceleyeceğiz. Daha sonra  da yoksulluk nafakası verilmesinin biçimsel koşullarını inceleyeceğiz.

I. YOKSULLUK NAFAKASI İSYEYEN AĞIR KUSURLU OLMAMALIDIR
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 175 hükmüne göre nafaka alacaklısı (ağır kusurlu olmayan) eş isteyebilir.

A-BOŞANMAYA SEBEBİYET VEREN KUSUR ESAS ALINIR
Boşanma davasında; kusursuz, az kusurlu ve eşit kusurlu olan eş yoksulluk nafakası isteyebilecektir. Ancak bu kuralda yer alan (kusur kavramına) açıklık getirilmelidir.

1-Genel Boşanma Sebeplerinde Kusur Kavramı
Genel boşanma sebeplerle dayalı olarak açılan davada öncelikle (davacının statüsünü) açıklayalım:
Genel boşanma Sebeplerine dayalı boşanma davalarına 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 166 f. I hükmüne göre açılan evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanma davasında da davacının boşanma davası kabul edilmişse diğer koşulları da varsa istek halinde (davacı eşe) yoksulluk nafakası verilmelidir. 

Anlaşmalı boşanma davalarında (TMK m. 166 f. III) davacı veya davalının yoksulluk nafakası alabilmesi tarafların bu konudaki anlaşmalarının hakim tarafından onaylanması ile mutlaka gerçekleşecektir. Hakim boşanmanın diğer sonuçlarında da anlaşılmış ve kamu düzenine aykırı bir yön bulunmadığı taktirde yoksulluk nafakasına ilişkin anlaşmaya geçerlilik tanımak zorundadır. 

Eylemli ayrılık sebebiyle (TMK m. 166 f. IV) açılan boşanma davalarında ise mutlaka davacının ağır kusurlu olmadığı dosyada gerçekleşmelidir. 

Genel boşanma sebeplerin dayalı olarak açılan davada şimdi de (davanın statüsünün) açıklanması gerekir. 

Fiziksel şiddete uğramış olan davalı kadın eş 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 166. f. I hükmüne göre evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle dava açan erkek eş eşit kusurdan boşanma kararı alabileceğinden bu olasılıkla kadına yoksulluk nafakası verilecektir. TMK m. 166/2 koşulları varsa da davalı kadın eşe yoksulluk nafakası verilecektir. 

Fiziksel şiddete uğramış olan kadın, eşinin açtığı anlaşmalı boşanma davasında onun davasını kabul eder erkek eş de yoksulluk nafakası verilmesini kabul ederse diğer yasal koşulların da (örneğin: evliliğin bir sene sürmesi vs.) gerçekleşmesi halinde yoksulluk nafakası alacaktır. 
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 166 f. IV hükmüne göre açılan eylemli ayrılık sebebiyle boşanma davasında fiziksel şiddete uğrayan olan davalı kadın eş diğer yasal koşulları da varsa (örneğin: yoksulluğa düşecekse vs.) mutlaka yoksulluk nafakası alacaktır. 

2-Özel Boşanma Sebeplerinde Kusur Kavramı 
Yoksulluk nafakası isteyenin açtığı boşanma davası (özel boşanma sebeplerinden) hangisine dayalı olursa olsun kabul edilerek boşanma davasında (ağır kusurlu olmadığı) anlamındadır. O halde özel boşanma sebeplerinden birine dayalı boşanma davasının davacısı diğer koşulları da gerçekleşirse istekte bulunduğu taktirde mutlaka yoksulluk nafakası alacaktır. 

Adana Boşanma Avukatı Ece Güneyli verdiği bilgilerde, 'Boşanma davalarında (davalı) olunması halinde ise durum daha değişiktir. Özel boşanma sebepleri gerçekleştiği taktirde davalı mutlak olarak yoksulluk nafakası alamaz denilebilecek midir?'  dedi.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 175 hükmünde boşanma yüzünden Yoksulluğa düşecek tarafın kusuru daha ağır olmamak koşuluyla yoksulluk nafakası isteyebileceği öngörülmüştür. Madde metninde yer alan kusur unsuru, boşanma sebebine ilişkin mi yoksa eşler arasında meydana gelen her türü maddi olayda mı aranacaktır? 

Madde metninde yer alan kusur deyimi boşanma sebebinde kusur olarak yorumlanacaktır. 

Örneğin terk sebebiyle boşanma davasında kadının haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmemesi halinde terk sebebiyle boşanmaya karar verilmektedir. Ece dön ihtarının kadına tebliğ edilme tarihinden önce kadın, kocası tarafından fiziksel şiddete uğramış olsa da arkasından Yargıtay'ın istediği gibi makul süre geçtikten sonra eve çağrıldığı halde yine haklı bir sebep olmadan dönmese ve açılan terk sebebiyle boşanma davasında kadın yoksulluk nafakası istemişse kadına yoksulluk nafakası verilecek midir? Bu örnekte davalı olup fiziksel şiddete uğrayan kadın yoksulluk nafakası alamayacaktır. Çünkü evlilik birliğinin boşanma ile yıkılmasına fiziksel şiddete uğramış olan kadının davranışları sebep olmuştur. Çünkü fiziksel şiddete uğramış olan kadın ihtar üzerine eve dönseydi boşanma kararı verilmeyecekti. Kadın boşanma sebebine dayalı eylemi (eve dönmeme) dolayısıyla tam kusurludur. 

''... Davacı terk hukuku sebebine dayanarak boşanma isteğinde bulunmuş, şartları gerçekleşmiş ve boşanmaya karar verilmiştir. Kusuru ağır olan eş yararına yoksulluk nafakası takdir edilemez. İsteğin reddi gerekirken yazılı şekilde hükmün kurulması isabetsizdir.''
Aynı sebeplerle fiziksel şiddete uğramış olan kadın zina etmeseydi boşanma kararı (TMK m. 161)verilemeyecekti.

''... Davalının (kadının) bir başka ilişkiye girdiği onunla yaşadığı anlaşılmaktadır. Bu açıklama karşısında kendisine tedbir ve yoksulluk nafakası takdir edilmesi usul ve yasaya aykırıdır. '' 

''... Boşanmaya neden olan olaylarla başka erkeklerle ilişki kuran kadın daha ziyade kusurludur. Davalı lehine tedbir ve yoksulluk nafakası verilmesi doğru değildir. '' 

''... Toplanan delillerden boşanmaya neden olan olaylarda eski eşi ile yaşayan davalı kadının ağır kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Ağır kusurlu eş yararına yoksulluk nafakası hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.'' 

Aynı sebeplerle fiziksel şiddete uğramış olan kadın küçük düşürücü bir suç işlemeseydi boşanma kararı (TMK m. 163)verilemeyecekti. Çünkü fiziksel şiddet uğramış olan kadın kocasının hayatına kast etmeseydi boşanma kararı (TMK m. 162)verilmeyecekti. 

Evlilik birliği erkek eşin bu kusurları işleyen karısına fiziksel şiddet uygulamasından değil kadının sayılan davranışları gerçekleştirmiş olmasından yıkılmıştır. 

 

 

''Adana Boşanma Avukatı'' 

İlgili Blog Yazıları